MENÜLER Yenilenebilir Alternatif Enerjiler Enerji, Çevre, İklim Değişikliği
iklim değişikliği / climate change

 

ENERJİ-ÇEVRE-İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

İklim değişikliği, bugün dünyada karşılaştığımız küresel ölçekte en büyük çevre sorunlarından birisi olarak kabul edilmektedir. Gelinen nokta itibariyle iklim değişikliği; fiziksel ve tabii çevre, şehir hayatı, kalkınma ve ekonomi, teknoloji, tarım ve gıda, temiz su ve sağlık olmak üzere hayatımızın her safhasını etkilemekte ve ülkelerin bu konularda çözüm çabalarını arttırmalarını zorunlu kılmaktadır.

 

1980’li yılların sonlarından başlayarak, insanın iklim sistemi üzerindeki olumsuz etkisini ve baskısını azaltmak için, Birleşmiş Milletlerin ve uluslararası kuruluşların öncülüğünde çalışmalar yapılmış, sonucunda geniş bir katılımla Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) ve Kyoto Protokolü (KP) oluşturulmuştur. BMİDÇS ve KP, bir yandan insan kaynaklı sera gazı emisyonlarını sınırlandırmaya ve azaltmaya yönelik yasal düzenlemeler getirirken, bir yandan da, uluslar arası emisyon ticareti, teknoloji ve sermaye hareketleri konusunda giderek etkin olmaya başlamıştır.

 

İnsan kaynaklı sera gazı salınımında enerji sektörünün tüm diğer sektörlerden çok daha yüksek bir payının olması, iklim değişikliği çerçevesinde alınacak ve uygulanacak önlemlerin de ağırlıklı olarak bu sektörde gerçekleşeceği anlamına gelmektedir. Diğer bir ifadeyle, dünyada iklim değişikliği ile enerji politikaları birbirine entegre edilmiş, özellikle sera gazı azaltımı yönünde taahhütte bulunan ülkeler tüm enerji politikalarını bu çerçevede şekillendirmek durumunda kalmışlardır.

 

Hızlı nüfus artışı ve sanayileşme sürecinde olan ülkemiz doğal kaynaklar üzerinde baskı yaratmaktadır. AB sürecinde, çevre ve enerji alanında atık yönetimi, saha rehabilitasyonları, emisyonlar ve gürültü konularında önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Ülkemizde, Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliği ve Endüstriyel Tesislerden Kaynaklanan Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği yürürlükte olup bu kapsamda yeni inşa edilen elektrik üretim santralleri, bahse konu yönetmeliklere göre yapılmakta ve santrallerden kaynaklanan emisyon değerleri düzenli olarak kontrol edilmektedir.

 

Ülkemiz, İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine katılmamızın uygun bulunduğuna dair 4990 sayılı Kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 21 Ekim 2003 tarihinde kabul edilmiş ve 18 Aralık 2003 tarihinde sözleşmeye taraf olmuştur. İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu (İDKK) Sekretaryası Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülmekte olup, Bakanlığımız Enerji İşleri Genel Müdürlüğü “Enerji Sektöründe Sera Gazı Azaltımı Çalışma Grubu”nun; Elektrik İşleri Etüd İdaresi ise “Sanayi, Konut, Atık Yönetimi ve Hizmet Sektörlerinde Sera Gazı Azaltımı Çalışma Grubu”nun koordinatörlüğünü üstlenmiştir.

 

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinin temel ilkeleri;

• İklim sisteminin eşitlik temelinde, ortak fakat farklı sorumluluk ilkesine uygun olarak korunması,

• İklim değişikliğinden etkilenecek olan gelişme yolundaki ülkelerin ihtiyaç ve özel şartlarının dikkate alınması,

• İklim değişikliğinin önlenmesi için alınacak tedbirlerin etkin ve en az maliyetle yapılması,

• Sürdürülebilir kalkınmanın desteklenmesi ve alınacak politika ve tedbirlerin ulusal kalkınma programlarına entegre edilmesidir.

 

Sözleşmeye taraf olduktan sonra hazırlanması gereken İklim Değişikliği I. Ulusal Bildirim, Çevre ve Orman Bakanlığı’nın koordinasyonunda ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği içerisinde, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının da katkılarıyla hazırlamış ve İklim Değişikliliği Koordinasyon Kurulu (İDKK) tarafından onaylanarak 2007 yılında BMİDÇS Sekretaryasına gönderilmiştir. İkinci Ulusal Bildirim hazırlık çalışmaları Çevre ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda başlatılmıştır.

 

İklim Değişikliği I. Ulusal Bildirimi’nde; 1990–2004 yılları arası sera gazı emisyon envanteri, emisyon kaynakları ve bunlara bağlı olarak azaltım potansiyeli, politika ve tedbirler, enerji politikalarına göre sera gazı emisyon projeksiyonları, iklim değişikliğinin ülkemize etkileri, yutak alan kapasitemiz ve eğitim ve kamuoyunu bilinçlendirme gibi konular yer alarak Türkiye’nin yol haritası ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ülkemiz sera gazı emisyonları ve raporu yıllık olarak BMİDÇS Sekretaryasına gönderilmektedir, Bakanlığımız elektrik sektörü sera gazı salım hesaplamalarını yıllık olarak TÜİK’e göndermektedir.

 

Ülkemiz, 1997 yılında BMİDÇS kapsamında imzalanan ve 2005 yılında yürürlüğe giren Kyoto Protokolüne 2009 yılı Ağustos ayında taraf olmuştur. Türkiye 2012 sonrasında, temiz kalkınma hedeflerini gerçekleştirmeye yardımcı olacak, ilave maliyetleri dış finansman kaynakları ile desteklenmiş politikalar oluşturarak, Sözleşme ilkeleri çerçevesinde üzerine düşen sorumlulukları hakkaniyet ilkesi çerçevesinde almayı hedeflemektedir.

 

Ülkemizde son dönemde gerçekleştirilmiş olan mevzuat düzenlemeleri özellikle elektrik tüketimi kaynaklı sera gazı salımlarının kontrolü anlamında önemli bir yere sahip olacaktır. Bunlar sırasıyla yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretiminde kullanılması, enerjinin verimli ve tasarruflu tüketimi ve nükleer enerjinin elektrik üretimi yelpazesine dahil edilmesine yönelik kanun ve düzenlemelerdir. Ayrıca, Yüksek Planlama Kararı ile 2009 Eylül ayında yayınlanan Elektrik Enerjisi Piyasası ve Arz Güvenliği Stratejisi belgesi ile de uzun vadeli hedeflerimiz belirlenmiştir.

 

Enerji üretiminde çevreyi en çok kirleten fosil yakıtlardan olan kömürün konvansiyonel yakma sistemleriyle yakılmasının çevreye olan olumsuz etkileri bugüne kadar geliştirilmiş ve uygulanan yakma teknikleri ve baca gazı arıtma sistemleriyle azaltılmaya çalışılmış ve bunda da önemli ölçüde başarılı olunmuştur. Ancak son yıllarda çevreyi en az kirletecek teknolojiler uygulamaya konulurken diğer taraftan yüksek verimle çalışarak birim enerji üretiminde daha az yakıt tüketimiyle yakıt rezervlerinin en ekonomik şekilde kullanımını sağlayacak dolayısıyla daha az çevresel etkiyle enerji üretebilecek teknolojilerin geliştirmesi ve uygulamaya konulmasına yönelik çalışmalara ağırlık verilmektedir.

 

Elektrik üretim, iletim ve dağıtımından kaynaklanan kayıpların azaltılması emisyonları azaltacaktır. İletim kayıpları yaklaşık %2,5-3 civarında olup, dünya standartları içerisindedir. Bununla beraber dağıtım kayıpları yüksektir. Kayıpların azaltılması için çalışılmakta olup, elektrik dağıtım faaliyetlerinin özelleştirilmesiyle kayıpların azaltılması hedeflenmektedir. Ülkemiz elektrik enerjisi sektöründeki dağıtım sistemindeki kayıp-kaçak oranı %15’ler civarındadır. Bu oran OECD ülkelerinde ortalama %4, Dünyada ise %6 civarındadır.

 

2012 sonrası Müzakereler:

2004 yılında yürürlüğe giren BMİDÇS’ nin 2008-2012 dönemini kapsayan ilk protokolü olan “Kyoto Protokolü” 1997’de imzaya açılmış ve 2005’te Rusya’nın taraf olmasıyla yürürlüğe girmiştir. 2012 sonrası yükümlülüklere ilişkin anlaşma müzakereleri ise 2006 yılında başlamış ve 2011 yılı sonu itibarıyla tamamlanması öngörülmektedir.

 

Ülkemiz, BMİDÇS’ ye 2001 yılında özel şartlarının ve diğer EK-I ülkelerinden farklılığının tanınmasını müteakip,  2004 yılında; Sözleşmenin Protokolüne ise 26 Ağustos 2009 tarihi itibariyle EK-I ülkesi konumunda taraf olmuştur. BMİDÇS kapsamında işleyen süreç ve uluslararası platformda hızla devam eden iklim değişikliği müzakerelerinin 2011 yılı sonundan önce sonuç almak üzere odaklanmış olması İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu üyeleri arasındaki eşgüdüm ve işbirliğinin önemini artırmaktadır. Dünya sera gazı emisyonlarının %80’inden fazlasını oluşturan enerji sektörü, iklim değişikliği politikalarının ve müzakerelerinin başarıya ulaşmasında anahtar sektör konumundadır.

 

Uluslararası iklim değişikliği müzakere sürecinde “mitigasyon” (azaltım) bölümünün, dolayısıyla alt başlıkları olan 6 konunun ulusal koordinasyonu Bakanlığımızca yürütülmektedir. Bu başlıklar sırasıyla: gelişmiş ülkeler tarafından yapılacak mitigasyon faaliyetleri, gelişmekte olan ülkeler tarafından yapılacak mitigasyon faaliyetleri, ormancılık alanındaki aktiviteler, kooperatif sektörel yaklaşımlar ve sektörlere özel faaliyetler, emisyon azaltımının maliyet etkinliğinin sağlanmasına yönelik yaklaşımlar (karbon piyasaları) ve alınacak önlemlerin sosyo-ekonomik sonuçları olarak yer almaktadır. BMİDÇS Sekretaryası’na sunulan ülke bildirimlerinde konu ile ilgili olarak yer alan teknik görüşler Bakanlığımız koordinasyonunda ilgili kurum ve kuruluşların katkılarıyla hazırlanmaktadır.

(Güncelleme: 11/08/2010) www.enerji.gov.tr

 

 

 
  Anasayfa  
  Solar Akademi / Solar Academy  
  Temel Eğitim - Giriş  
  Fotovoltaik Sistemler Eğitimi  
  10 Adımda Güneş Enerjisi  
  Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Kullanımına İlişkin Kanun  
  SSS / Nedir / Hakkında  
  Şebekeden Bağımsız Sistemler  
  Şebeke Bağlantılı Sistemler  
  GES Güneş Enerji Santralı  
  PV Teknolojileri  
  Kristal PV Modül Üretimi  
  Solar Modül Standardizasyonu  
  Kurs Programı / Başvuru Formu  
  Akümülatör, Pil, Batarya  
  AnelSolar Modüller  
  Görseller / Foto Galeri  
  Karbon Borsası / Ticareti  
  Temel PV Terimler Kavramlar  
  Güneş Takip İzleme Sistemi  
  Güneş ve Rüzgardan Elektrik  
  Akü Şarj Cihazı & Redresör  
  İnvertör, Inverter & Charger  
  Power Control & Power Assist  
  Solar Switch  
  Nerede, Nasıl, Hakkında  
  Yenilenebilir Alternatif Enerjiler  
  Güneş Ölçüm İstasyonları  
  Ülke Raporları / Country Reports  
  Elektrik Sayaçları / Electricity Meters  
  Dosya, Makale, Sunum ...  
  Çatılarda güneşten 1 MW elektrik üretimi artık serbest  
  Energiewende  
  İngilizce - Türkçe Solar Sözlük  
  Almanca - Türkçe Solar Sözlük  
  Güneş Enerjili Sulama Solar Pompa Sistemleri  
  Şebekeye Bağlı Bağlantılı On-Grid Solar PV Güneş Sistemleri  
  Lisans Gerekmeden 1 MW Lisanssız Elektrik Üretimi Serbest  
  Bileşenler, ekipman, malzeme  
  Import, Export, Foreign Trade  
  İş Eleman İnsan Kaynakları İstihdam Kariyer  
  Yasal Uyarı  
  Linkler  
  İletişim  
Site içi arama
 
 
Mail listemize kaydolun.
Ad Soyad:
Email: